N   E   D   E   N       T   R   E   N   ?

 

 

 

20161117_152726.jpg

Uçakları travmatik buluyorum biraz. Birden buradayken orada oluveriyor insan. Yolu hiç deneyimlemiyor. Sonuç odaklı uçak sanki, günümüzdeki birçok şey gibi. Süreç, bütünsellik önemli değil. Hızlı ve net. Tren gibi kıvrıla kıvrıla ilerlemiyor.

 

 

img_3234

Uçaklar rahat tabii. Ama o kadar da değil.

 

img_3550

Yol insanı gideceği yere de hazırlıyor sanki, yer değiştirdiğini anlaman için zaman tanıyor. Uçaklar da ise bu yol dışında gerçekleşiyor belki, öncesinde ya da sonrasında. Belki o kadar çok zamana ihtiyacı yoktur insanların yer değiştirdiklerini anlamak, kafalarını buna hazırlamak için. Benim içinse iyi oluyor, bilmiyorum.

 

img_3517

Erdoğan Amca “Hayatta haklı mı yoksa mutlu mu olmak istersin?” diye sordu, zor soru. Biri olmadan öbürü mümkün mü? Yani birine bir şeye haksızlık yaptığını bile bile nasıl mutlu olabilirsin ki?

 

img_3215

Thierry, İsviçre’nin bir dağ köyünde, terk edildikten sonra apartmana dönüştürülmüş eski bir fabrikada kalıyormuş. Ortak alanları varmış, insanlar birlikte yemek yapıp yiyorlar, vakit geçiriyorlarmş. Ahşap atölyeleri bile varmış ve kış bahçeleri. Tren ve bisikletle gelmiş buraya. Kars onun için yalnızca bir durak. İran’a gitmek için.

Para kazanması gerekmediği için çalışmasına da pek gerek olmuyormuş. Siyaset hakkında yazdığı bir blogu var. Şurada, thieblog. Alternatif bir planör fikri varmış, kolay taşınabilir ve hafif. Endüstriyel tasarım okuduğumu öğrenince bana çizimlerini gösterdi, mümkün mü sence diye sordu teknik olarak, ona pek yardımcı olamadım, mühendislere yönlendirdim.

Thierry, Fairphone kullanıyordu. Fairphone da ne kadar fair bilmiyorum ama biraz inceledim, çok daha iyi koşullarda üretiliyor diğer telefonlara göre. En azından işçilerin hakkını vermeye çalışıyor ve ana maddelerin nereden geldiğini, hangi koşullarda çıkarıldığını bilip ona göre tercih yapıyorlar. Uzun ömürlü ve tamir edilebilir bir telefon üretiyorlar. Dünyanın böyle hızlanmasına, akıllı aletlerimizin giderek yaşamımızın ayrılmaz parçaları olmasına gerek var mı’yı tartışmıyorum. Yolu yaşamayacaksanızı da en azından adil üretilen bir uçakla uçun demek gibi bu telefonu söylemem de, yine de öyle işte.  🙂

img_3671

Gözlerim ve beynim yoruldu zaman zaman, izleyip çekmekten. Bir sürü güzel şeyi de çekmedim bu yüzden. Ama yine de çoğu zaman görüntüler beni kaydetmeye motive etti. Bir de proje sorumluluğu. Kaydetmesem nasıl olurdu acaba yol?

 

img_3497

Yavaşladıkça yaşadıkların artıyor. Belki?

 

şaşırdım yine                                                   yol boyu ay

kırmızısına ayın                                              penceremin önünde

doğunca  birden                                               Ankara’dan Kars

 

                                                                              küçük şeyler

 

 

Selamlayan ağaçlar

 

img_3454

Yan kompartımandaki amcanın verdiği gazete başlığına inan-a-madım.

 

ışık                                  oyunları                          yeniden

 

img_3557img_3442img_3433img_3452img_3375

Çok da yazamıyorum bu aralar, yazmadığım için olsa gerek.

Ermeni yapılarını getirdi aklıma bu yapı.

 

 

 

 

img_3406

“Kış, Ada’nın bir tarafında yerleşebilmek için rüzgarlarını poyraz, yıldız poyraz, maestro, dıramudana, gündoğusu, batı karayel, karayel halinde seferber ettiği zaman; öteki yakada yaz, daha pılısını pırtısını toplamamış, bir kenara mahzun bir göçmen gibi oturmuştur. Gitmekle gitmemek arasında sallanır bir halde, elinde bir pasaport, çıkınında üç beş altın, bekleyen…”

Sait Faik Abasıyanık, Son Kuşlar
Advertisements
Image

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s