Aygestan’a gelmişim.

img_3275

Ay’a bakmak hep iyi hissettirir bana.

 

img_4097

Bu yolda da kompartımanım, Kars’ta kaldığım oda, oturduğum bar, Yahni Dağı hepsi ay manzaralıydı. Ay tüm yolculuk boyunca bana eşlik etmişken Gürcistan’dan beri hala onu görmedim.

img_4171

Burası kaldığım odanın pencereleri oluyor. Anna soyadımın bostancı olduğunu öğrenince biz de kullanıyoruz bostan kelimesini bahçe olarak dedi.

 

img_4098

Odamda bir piyano olması beni çok sevindirdi, çalmayı bilmiyor olsam ve hala da denemeye yeltenmemiş olsam da ki ben bunları yazarken buradaki 5.günüm. Geç gelen yazılar bunlar. Neyse ki yan odamda bir piyano öğretmeni varmış! Bir de her şeyi yan yana koydum ki ortada hareket edecek alan olsun.

 

img_4093

Bu enstitünün bahçesi, şeftali, kayısı ve ceviz ağaçları ve birkaç kedi var, henüz hepsiyle tanışamadım. Ağaçkakan da duyuyorum gibi geliyor. Burası çok güzel diye büyülenmiştim tabii o akşam, şimdi belli etmiyor olsam da. İnsanlar da çok güzel hemen sarılıyorlar, çok sıcaklar. Almanya’daki gibi değil pek 🙂

 

img_4164

Akşam olurken,  Çağdaş Sanatlar Enstitüsü’nden Anna ile dışarı çıktık, ben etrafı öğreneyim diye. Evet fotoğraflarımız anlatımla eş zamanlı değildir.

 

img_4166

Sonra duvardaki tabeladan bulunduğumuz yerin adının Aygestan olduğunu öğrendim. Sonra bir büyünün içine düşmüşüm gibi hissetmeye başladım.

Aaa ben Ay’ı çok severim, ne güzel ay bizde moon demek diyordum. Anna da söyledikleriyle beni daha da şaşırttı. Meğer ayge bostan demekmiş onlarda. Aygestan da bostanların yeri anlamına geliyor. Üzerime alındım tabii biraz. Aaa ne güzel burda her şey diye dolandım etrafta biraz Yeşilin Kızı Anne gibi. Mistik akımlara kapılmıyorum Günceciğim ama ne yapayım şimdi.

 

img_4179

Bir arkadaşım -kimdi acaba, Yeşim belki- ayı görmediğimize göre ayda olmalıyız demişti. Ben de Aygestan’da olduğum için ay yok herhalde diye düşünüyorum şu sıralar:p

 

Dönünce tüm eşyalarımı yerleştirdim, eşya toplamayı ve yerleştirmeyi seviyorum. Rüya defterim için gizli bir bölme bile buldum. Aycan’ın işlediği papatyalı mendilimi Selma’ya bırakmıştım, burada yeni bir mendil bırakmışlar odama. Pek sevindim yine.

 

img_4089

Sabahları genelde burada kahvaltı yapıyorum. Polarımı giyip, çok soğuk olana kadar direneceğim. Ağaçkakanı da o zaman duyuyorum, bir ağaçkakan sesiyse o tık tık lar.

 

img_4122

Blogun adının gizemi de çözülmüş oldu böylece.

 

 

 

 

 

 

Advertisements
Aygestan’a gelmişim.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s