Kuşlar mektup getirse iki ülke arasında, heykellerini diksek sonra onların.

img_5240

Yunanistan’dan bir arkadaşım var Niko, arasıra mailleşiyoruz. Dün bana attığı mailin başlığı “this is a dice” dı, bu bir zar diyor. Umarım seni fiziksel, ruhsal ve zihinsel yönden iyi bir halde bulur bu mail demiş. Türkiye’nin hali bu sanırım, bir zar oyunu gibi.  Lerik var sonra, Almanya’dan, Adıyaman’a gelecekti bir proje için, ülkenin durumundan dolayı dondurulmuş proje, gelemiyor. Burada patlayan havaifişeklerden korkuyorum. Kuşlar da korkuyor. Bana bombaları, savaşı hatırlatıyor. İlk karşılaştığımda çok hazırlıksız yakalandım ve gerçekten bir yerde bomba patladığını sandım. Garip bir ruh haliyle yoluma devam ettim sonra. Ülkeden uzakta olsam bile toplumsal travmanın izlerini taşıyorum. Hepimiz gibi.

Mektup yazamadığımızdan konuşuyoruz bazen Selma’yla Günce’yle. Söylemiş miydim Türkiye ve Ermenistan arasında posta servisi yok. Ayrı şehirlerdeki arkadaşlarıma bile mektup atardım Türkiye’deyken, Almanya’da çok mektup biriktirmiştim dönene kadar. Buraya gelirken de bir sürü mektup yazarım diye düşünüyordum. Sonra açık mektup yazmaya başladım. Bu blog bir açık mektup aslında, merak eden herkese. Belleğimizdeki boşluklar için.

img_5201

Burası Armavir, Türkiye sınırının yakınındaki bir kapı. Askeri alan. Aras’ı görürüz diye akıllı telefonlardaki haritalarla sınıra yaklaşmaya çalıştık bu kadar olabildi.

Sınır köylerinin içinden geçtik. Yığılı bir sürü saman, ufak evler, yol kenarında kocaman bir ağaç fotoğrafını çekemediklerim.

Burası Sardarapat Anıtı. Feyyaz getirdi bizi buraya, ben hiç ne olduğunu, anlamını bilmeden geldim. 1918’de Osmanlı’ya karşı kazanılan zaferin sonucunda inşa edilmiş. Türkçe aradığımda internette pek bir bilgi yok, şunun dışında Ermeni topraklarında Osmanlı’nın Ermeniler’le karşılaştığı savaş diyor vikipedi. Soykırımdan sonra bir de topraklarına gidip savaştığımızı bilmiyordum. İngilizce aratınca Sardarapat marşları, şarkıları buluyorum Ermenice. Kuş heykelleri var kocaman, koridor boyunca. Pek birşey hissettirmediler. Savaş anıtları ilgimi çekmiyor, Türkiye’dekiler de öyle. Savaşın hiçbir şeyi ilgi çekici olamaz gibi geliyor. Savaş anıtları inşa etmek yerine bir daha savaş yapmama çabası içinde olmamızı tercih ederdim. Ne diyor savaş anıtları? Biz kazandık diyor. Savaşı kötüleyen bir savaş anıtı yok sanıyorum.

img_5173

Ama bu savaş anıtının da bir arka bahçesi var. Oradan uçsuz bucaksız ovalar görünüyor.

img_5158

Kuş heykelleri koridorunun ucundaki kapıdan geçtikten sonra bir sürü baykuş geçiyor üzerimizden, hemen yandaki ağaçlık alandaki ağaçlara konuyorlar. Tekrar havalanıyorlar üzerimizden uçuyorlar. Hiç bu kadar çok baykuşu, bu kadar yakından görmemiştim. Gözlerimizi alamıyoruz açık renkli baykuşlardan. O kadar çoklar ki. Bir süre ağaçların altında kalıyorum izlemek için. Kargalar da var. Bir sürü. Her yer kuş, her yer kuşburnu. O kuşları gördükten sonra anlam kazandı benim için o heykeller, daha farklı baktım dönüşte onlara. Çıplak Ayaklar Kumpanyası “Sar ” Bir dağ hikayesi” ni yaparken “Keşke bir dağ sadece bir dağ olarak kalabilse” demişti. Bu kuş heykelleri de o baykuşlarla kargalara yapılmış olabilseydi keşke.

img_5151

img_5129

img_5157

Diyor ki Çıplak Ayaklar Sar için:

“Fidanını seçtin, yerini beğendin, toprağını hazırladın, can suyunu verdin, sırtını dönüp yürüdün, günler geçti, belki haftalar, yağmurlar yağdı ve arada karlar, rüzgarlar esti, geldin baktın, boyu boyundaydı, belli ki tutmuştu, sonsuza uzanabilirdi kökleri, sonra bahar oldu yaz oldu güneş doğdu ay battı venüs çıktı, sen zaten öldün, torunların kim bilir nerde uyandı, gidenler oldu, gelenler başka gidenlerdi, olmadı, bişeyler yanlış oldu, ağaç büyüdü, uzaktaki ev bir taneydi üç oldu beş taneydi beş yüz oldu, gölgesinde öldürülenler ve elbet öpüşenler, onu görmeyenler ve su verenler.

Sonra kestiler.

İyi de oldu çünkü kaldırımı daraltıyordu.

Bu gösteri dünyayı, insanlığı, dağları, yeryüzünü ve gökyüzünü yanlış anlamak üstüne kurgulanmıştır. Yukarda bahsedilen ağaçla hiç bir alakası yoktur. Torunların nerde uyandığıyla ilgilenir.

İyi seyirler”

img_4867

Advertisements
Kuşlar mektup getirse iki ülke arasında, heykellerini diksek sonra onların.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s