aygestan’dan ay eksik olmuyor bu ara

İlk resmi çalışmamızı yaptık bugün, perşembe günkü birden diğer çalışmaya eklenen bir çalışmaydı, bu hazırlıklı oldu. Ekibimiz tam olsa iyiydi tabii. 3 kişiyle de birşeyler denedik. Çok güzel bir uyum yakaladık bir çalışmada. Aslında bir kişi öbürüne hareket gönderecekti, diğeri de o hareketi alıp bir hareket ekleyip diğerine yollayacaktı derken böyle böyle eklenerek gider diye düşünmüştüm, çember halinde başlamıştı, sonra hep odaya yayıldık yavaş yavaş, hem seviyeler değişti, hem de sadece hareket göndermeye döndü. Aynı dalgaya düşmeyi başardık. Çalışmada aaa dedim bunu asıl performansımızda kullansak kullanırız. Başka bir çalışmada biraz hareket kalitesi çalışalım diye jöle, hamur, tahta olarak hareket etmeyi denedik. Sonra alışkın olduğumuz hareketlerle dans ettik, farkına varmak için en çok nereyi kullanıyormuşuz, nereyi kullanmıyormuşuz. Sonra alışkın olmadığımız şekilde hareket etmeye çalıştık. Mariam’in de dediği gibi yine alışkın olmadığımız hareketi yapan da kendi bedenimiz olduğu için onu da kendi tarzımızla yapıyoruz tabii. Sonra da alışkın olduğumuz şekilde başlayıp farklı bir şekilde tamamlamaya çalıştık hareketleri, bedenimize başka yollar mümkün demek için. Mesela ben keskin, sert ve hızlı hareketleri az kullanıyorum sanki. Fotoğraf resmi olmayan ilk çalışmadan. Ha bir de kameram bozuldu hayırlar uğurlar! Bayadır halk danslarıyla ilgili birşeyler karaladım taslaklarda duruyor. Onu da bir elden geçirip dünkü halk dansları deneyimimle birleştirip koyayım buraya tez zamanda zira çok şeyler hissettim keşfettim. Proje de genel hatlarıyla oluşmaya başladı. Ondan da bir detaylı bahsedeyim. Mariam Türkiye’ye gelmek tehlikeli mi bir Ermeni için diye sordu, başına birşey gelir mi diye. Ailesi çok endişelenirmiş biri birşey yapar diye. Ya öyle görünüyor buradan orası demek. Yeni ev arkadaşlarım var Ermeni kökleri olan Arjantin’den iki kardeş, ve bilin bakalım biri kim! İki ay önce sokakta arabaların önünde jonglörlük yapan çocuk. Tesadüf! Ona Hayastanum filmimi gösteriyordum ki kendini görünce şaşırdı, ben de unutmuşum onun olduğunu Ani’yi göstermek için izletiyordum. Birkaç hafta buradalar. Aslında birkaç gündü, burada konser vermişlerdi. Sonra Estraban’ın diş tedavisi yüzünden kalışları uzadı. Ben de buraya gelmeden diktiğim şu üç topu çevirmeyi öğrenirim belki. Yaptığım unsuz, şekersiz, yumurta, zencefil, hindistan cevizi, yulaf kepeği, keten tohumu, limon kabuğu ve tarçın içeren kurabiyelerimi sevdiler. Böyle şeyler yaptığıma bakmayın iki gündür çikolatalar, Ermeni tatlıları yiyorum. Yarın Hrant Dink’in yeni bursiyeri Banu’yla tanışacağım. Birkaç gün önce gelmesine rağmen bir sürü yere gidip hemen bir Ermeni hattı almış. Ben ne yavaş, ne bir türlü bir şeye başlayamazmışım diye kendime şey yaptım. Neyse.

 

Advertisements
aygestan’dan ay eksik olmuyor bu ara

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s