performanstan sonra

Cuma günü performansımızı gerçekleştirdik.

IMG_1473

Ne olacağından pek emin değildim, seyircinin nasıl algılayacağından, ne tepki vereceğinden ya da ne yaptığımızdan. İstediğim şey seyircinin yaptığımız performansla ilişki kurabilmesiydi. Samimi bir zemin olsun istiyordum. Sokaklarda, düğünlerde oynanan geleneksel danslardaki birlikte olma, birlikte oyun oynama halini, o hissi yakalayabilelim, bize katılsınlar hatta sonunda seyirciler diyordum. Ermenistan’a geldiğim ilk günlerden beri odaklandığım şey ortaklıklar aslında. Benzerlikleri gördüm hep farklılardan çok. Belki de birlikte yaşanan yılların izini sürdüm bilmeden, sokakta yürürken gördüğüm sarı süpürgelerde, ortak kelimelerde, insanların hallerinde. Videolardan, kitaplardan araştırmaya çalıştım bir süre halk danslarını. Ama sanki bir şeyler olmuyordu tam. Bu yolla üretemiyor, sıkılıyordum hatta. Pratik gerekiyordu. Ermeni Dansları kurslarına katılmak, dansları, insanların birlikteliğini deneyimlemek çok daha gerçekti, bir şeyler üretmeye daha açıktı. Performans, teoriye uğrasa da pratikten geçiyor benim için. Kurulan ilişkilerle şekilleniyor. Dans edeceğim insanları bulana kadar çok soyut çok belirsizdi. Bizimle şekillendi, Hasmik’in doğaçlama derslerine ilk gittiğim günde hissettiklerimle, orada tanıştığım Sona, Vanuhi, Anna’yla, performansa katılmasalar bile Hayk’la, Mariam’le oluştu. Yaptığım dans filmleri gösteriminin sonunda bize katılan Nina ve Aram’la gelişti. Nina heyecanını kattı, aklına gelen fikirleri. Performanstan yarım saat önce yeni bir ortak kelime keşfettik Hasmik’le, Anna’nın gnum em çişik demesiyle. “Çiş”, çişik””miş. Bunu da kullanalım dedi Hasmik. Son provada isimlerimizi kullanmayı denedik Hasmik’le olan ikili dansımızda. Ben çok emin olamamış bir yere oturtamamıştım isim kullanmamızı ama tamam demiştim. Performanstan sonra Eleni o isimlerimizi söylediğimiz anın onu çok etkilediğini söyledi. Bazen senin kurmadığın anlamları bulabiliyor seyirci, güzel olan tarafı da bu performansın. İzledikçe açılıyor. İzlemeden, sunmadan bilinemiyor. Bizim halimiz bile çok farklıydı seyirciyle birlikte. Seyircileri daire şeklinde oturtmuştuk, biz ortada dans ediyorduk. Gerçekten tüm grubu hissedip birlikte oyun oynadık aslında. Biraraya gelmeyi denedik basitçe. Bu geleneksel dansların yakaladığı o birlik duygusunu başka şekilde yakalamanın araştırmasıydı aslında. Ne var ne yok sözleri bir haykırışa dönüştü performans sonunda, seyirciye, Türkiye’ye, Ermenistan’a bir haykırış. Basit bir soru.  Performansın sonunda büyük bir enerji hissettim insanlarla konuştukça bizim hissimiz onlara da geçmişti, sevmişlerdi. Bizim mutlu ettiniz dedi bir arkadaşım Ermenistan’dan. Türkiye’den başka biri çok etkilendiğini söyledi bedenlerimizin biraraya geldiği sahnede. İlk defa bir çağdaş dansı anladığını söyleyenler oldu. Bazıları mesajı anlamadığını ama hislerimizin ona geçtiğini söyledi. Bazıları sorunu, aradaki çatışmayı göremediğini, böyle bir konuda daha güçlü, daha çarpıcı, seyirciyi kendi komfor alanından çıkarıp sarsacak birşeyler görmeyi istediğini söyledi. Başka biri soykırımdan bahsetmemek, acıya dokunmamak inkarı bir yerinden destekler gibi mi oluyor diye soru işaretleri oluştuğunu söyledi kafasında. Bir tarafın öfkesini, diğer tarafın umursamazlığını da dahil ederek bir şeyler yapmak mümkün müydü acaba diye düşündüğünü söyledi. Başka biri Anadolu’daki diğer dillerin niye olmadığını sordu, niye Kürtçe niye Çerkezce yoktu mesela ortak kelimelerde diye. Oldukça yapıcı eleştiriler aldık yani. Aslında sonunda planladığım soru cevap kısmını yapamadık, biz bir ara içeriye gidince insanlar dağılmaya başladı, bireysel sohbetler oldu daha çok. Ama şimdi keşke yapsaydık ve daha çok insanın ne düşündüğünü duysaydım diyorum. Şimdi kapımın çalınmasıyla bizi izlemiş olan bir Fransız arkadaşım geldi, ona sordum biraz nasıldı performans diye. O çok bir şey hissetmediğini, böyle şeyleri çok hissedemediğini söyledi, ama performansın sonunda seyircilerde büyük bir coşku gördüğünü söyledi. Sanırım geleneksel dansların yakaladığı o coşkuyu biraz olsun yakalayabildik. Kendi aramızda yarattığımız o enerji seyircilerin oluşturduğu çemberin içine yayıldı, aralarında dolaştı. Bir buluşma gibi oldu dedi bir Kürt arkadaşım, Türkiye Ermenisi bir arkadaşım kendimi ilk defa azınlık gibi hissetmedim dedi. Bir sürü Türkiye’den gelmiş insan olduğundan mı bilmem. (Türkiye’den gelip Ermenistan’da yaşayan şu an tabii) Performansın mükemmel olmasını beklemiyordum. İyi mi oldu bilmiyorum ama bir şey oldu diyorum. Bir adım.

IMG_1376

Bu performans diğer dilleri de içerse güzel olurdu, ama bizim deneyimimizden çıktığı için, o ortak kelimeleri ben burda yaşarken keşfettiğim için böyle oldu. Diğer dilleri bilmediğim için onlar üzerinden ilişki kuramıyorum da bildiğim dil olan Türkçe’den yola çıkabiliyorum. Kürtçe ya da başka diller olmaması onları yoksaymak gibi mi oluyor pek emin olamıyorum. Deneyimden çıktığı için, bizim deneyimimiz olduğu için böyle. Aramızda Kürt, Çerkez, Laz olsaydı o zaman da öyle bir şey çıkardı. Belki bir dahakine böyle bir projeye daha çok etnik grup dahil etmeli, çünkü katılımcılar belirliyor projeyi. Onlarla şekilleniyor.

IMG_1345

Final gösteriminden çok süreci önemli buluyorum aslında. Birlikte üretmeyi, birbirimize dokunmayı, buluşmalarımızı, tanışmamızı. Türkiye’ye gitme planlarını, orada da arkadaşlarımla, diğer dansçılarla tanışacak olmalarını bu insanların. İlişkilerin bir dalga gibi giderek büyümesini önemli buluyorum. Bir arkadaşım Türkiye’deki arkeolojik kazılara başvurmak istedi mesela, ben ona antik kentlerden bahsettikten sonra. O oraya gidecek, orada başka ilişkiler kuracak, onlar onu tanıyacaklar, o onları. Ordan başka bir ilişki başlayacak. Dansı Türkiye’ye sunmaya gelirsek Türkiye’deki seyirciyle nasıl oluyor onu göreceğiz. Oradan başka ilişkiler doğacak. İnsanlar birbirlerine dokunmuş olacak. Asıl ihtiyacımız olan bu gibi geliyor, dokunmak, yeniden tanışmak. Hafızamızdaki yokluğu ancak böyle doldurabiliriz yavaş yavaş. Bilmediklerinden, dokunmadıklarından korkuyor ya da umursamıyor insanlar. İlişkisizlikten gibi geliyor bana. İlişki kurarsak birbirimizi de anlayabiliriz daha çok. Bilmiyorum Türkiye’de bu performansı daha sert daha eleştirel bir yerden mi yaklaşıp göstermek gerekiyor. Soykırım zemininden özellikle kurmak istemedim aslında, çünkü farklı bir zeminden farklı bir bakışla yaklaşmak gerektiğini hissediyordum. Yeniden üretmek istemedim soykırımı ya da sınırları. Geleneksel danslara bakıp benzer figürler gördüm, yemeklere bakıp benzer yemekler, benzer sözcükler, benzer şehirler. Birlikte yaşadığımız zamanlarda birbirimizden alıp verdiğimiz o şeylerin parçalarını gördüm buradayken. Birbirinden habersiz, temassız yaşayan ortak kültürleri olan iki halktan, halk oyunlarındaki duygulardan yola çıkıp, beden üzerinden sorular sorup bedenlerin biraraya gelmesinin yollarını arayıp birlikte neşe ürettik sonunda seyirciye de bir miktar geçirebildiğimiz. Nasıl oldu bilmem ama böyle bir şey oldu. “Ne var ne yok” bir diyalog başlatıcı aslında, sonra uzun uzun her şeyi konuşmaya bir zemin, yeni bir zemin, bir araya gelmek üzerinden açılan. Bu zeminden başlasak konuşmaya her şey belki daha anlaşılır olur iki taraf için de kimbilir. Birbirine dokunmadan anlayamıyor insanlar karşı tarafın hislerini, yaşadıklarını. Temas gerekiyor. Temastan önce düşüncede anlaşılamıyor her şey ki soykırımın yokluğu üzerine kurulan bir devletin insanlarının da Ermeniler’le temas etmeden soykırımı kabul etmelerini bekleyemeyiz gibi. Çünkü zaten kocaman bir inkar zemini üzerine inşa edilmiş her şey. Halklar temas kurup birbirlerinden, hikayelerden, deneyimlerden öğrenmeliymiş öyle doldurmalıymış bu boşlukları gibi. Bunun için de önyargısız bir ortak zemin ve birebir temas gerekiyor. Öyle olunca her şey çok açık, çok anlaşılır oluyor. Sanırım bu burs programının amaçladığı da bu. Performanstan fotoğraflar henüz elime geçmediğinden şimdilik fotoğraflar bunlar.

IMG_1462

 

Advertisements
performanstan sonra

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s